Yaşam Tarzı Düzenlemeleri Risk Faktörlerinin Tedavisi Aspirin Tedavisi

 

Metabolik sendrom tedavisinde egzersiz ve diyet düzenlemesi çok önemli yer tutar. Etkili bir tedavi için şeker hastalığı veya dislipidemi gibi altta yatan problemlere hassasiyetle eğilmek gerekir.

Metabolik sendrom başta kalp ve damarlar olmak üzere farklı vücut sistemlerinde farklı belirtilerin ve risk faktörlerinin bileşkesini ifade eder Ttizlikle mücadele edilmesi gereken potansiyel bir katildir.

Detaylı bilgi için: Metabolik Sendrom Belirtileri ve Risk Faktörleri

Yaşam Tarzı Düzenlemeleri

1. Düzenli Egzersiz

Düzenli egzersiz yapmak, metabolik sendromla mücadelenin en etkili ve gerekli yöntemidir. Aşağıdaki faydaları sağlayarak metabolik sendromun yarattığı olumsuz tabloyu tersine çevirir:

  • Yüksek tansiyonu düzenler.
  • Kilo vermeyi kolaylaştırır.
  • Kandaki şekeri hücre içerisine alan reseptör sayısını artırarak, kan şekerinin normale gelmesine yardımcı olur.
  • Ilımlı düzeyde kolesterol yüksekliğini de ilaç tedavisine gerek kalmaksızın düzeltebilir.
Her gün 45 dakika aktif egzersiz ya da her gün 10.000 adım, sağlıklı bir yaşam tarzının olmazsa olmazıdır. Ancak kondisyon durumu düşük olan bireyler bir anda bu seviyeye ulaşmaya çalışmamalıdır. Düşük dozda egzersize başlayıp yavaş yavaş dozu artırmalıdır.

Kas-iskelet sistemi problemi olanlar ve ek hastalığı olan bireyler ise hekimlerine danışmalı, kişisel bir egzersiz programı yaptırmalıdır.

2. Diyet Düzenlemesi

Sağlıklı bir diyet düzenlemesi kilo kaybı, kolesterol dengesi ve tansiyon kontrolü sağlar. Ayrıca insülin direncini azaltır.

  • Temel olarak bir öğün %60 karbonhidrat, %15 proteinden oluşmalıdır.
  • Tam tahıl ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler, baklagil, zeytinyağı tüketilmelidir.
  • Diyet içeriğinden tuzlu gıdalar, trans yağ (patlamış mısır, cips, patates kızartması, hazır sos…) içeren gıdalar mümkün olduğunca çıkarılmalıdır.

Şeker hastaları, kalp hastaları gibi özel gruplar mutlaka doktor ya da diyetisyen kontrolünde diyet yapmalılar.

3. Kilo Kontrolü

Egzersiz ve diyet düzenlemesi kilo vermeye yardımcı olsa da; bazı hastalar kilo vermek için sibutramin, orlistat gibi ilaç tedavilerine ihtiyaç duyar. İlaç tedavisiyle de yeterli kilo veremeyen hastalarda ise obezite cerrahisi gündeme gelir. Bu hastaları şu şekilde sıralayabilirz3:

  • Vücut kitle indeksi 40 mg/m 2 den büyük olanlar
  • Vücut kitle indeksi 35 kg/m 2 den büyük olan ve ek hastalıkları (tip 2 şeker hastalığı, yüksek tansiyon, hiperlipidemi, uyku apnesi vb.) olanlar
  • Ameliyat haricindeki tedavi seçeneklerinin başarısız olduğu hastalar

Kilo kontrolünde size en uygun tıbbi destek seçeneğinin belirlenmesi ve takipleri için lütfen hekiminize başvurunuz.

4. Sigaranın Bırakılması

Sigara direkt olarak metabolik sendrom risk faktörleri arasında sayılmaz. Bununla birlikte damar tıkanıkığı, kalp hastalıkları gibi metabolik sendrom ile olası ortak sonuçları vardır. Bu durum sigaranın bırakılmasının gerekli kılar.

Risk Faktörlerinin Tedavileri

Etkili bir metabolik sendrom tedavisi, metabolik sendroma yol açan risk faktörlerinin uygun tedavileriyle mümkün olabilir.

1. Tip 2 Şeker Hastalığı Tedavisi

Yaşam tarzı değişiklikleri şeker hastalığı tedavisinin de temelini oluşturur. Ancak bu şekilde düzenli şeker kontrolü sağlanamayan hastalarda sırasıyla aşağıdakiler uygulanır:

  • Ağızdan şeker ilacı başlanır.
  • Tekli ilaç tedavisinde başarılı olunamazsa farklı şeker ilaçları birlikte kullanılır.
  • Bu şekilde çoklu ilaç tedavisiyle de kan şekeri kontrolü sağlanamazsa insülin tedavisi başlanır.

2. Dislipidemi Tedavisi

Dislipidemi, kan yağlarında düzensizlik anlamına gelir. LDL ( halk arasında kötü kolesterol olarak bilinir) ve Trigliserid düzeyinin düşürülmesi, HDL (halk arasında iyi kolesterol olarak bilinir) düzeyinin artırılması hedeflenir. Sigaranın bırakılması ve düzenli egzersiz oldukça etkilidir. Yetersiz kaldığı durumlarda ise ilaç tedavisine başlamak gerekir.

Dislipidemi tedavisinde kullanılan ilaçlar şu şekilde özetlenebilir4:

  • Statinler: levostatin, pravastatin, simvastatin, fluvastatin, atorvastatin, rosuvastatin
  • Safra asidi bağlayan ajanlar: kolestiramin, kolestipol, kolesevelam
  • Nikotinik asit (Diğer adı ile niasin, B3 vitaminidir. Daha çok ailevi kolesterol yüksekliği olan hastalarda tercih edilir.)
  • Fibrik asitler: gemfibrozil, fenofibrat, klofibrat
  • Kolesterol emilimini engelleyen ajanlar (ezetimib)

3. İnsülin Direnci Tedavisi

Hastada diyet düzenlemesi ve düzenli egzersiz programı ile harcanan kalorinin artırılması ve vücut yağ oranlarının azaltılması amaçlanır. Bunlar yeterli olmayan hastalarda metformin, pioglitazon gibi ilaçlar kullanılır.

Yaşam tarzı düzenlemesi (diyet düzenlemesi, düzenli egzersiz, sigaranın bırakılması, kilo kontrolü vb.) olmadan sadece ilaçlarla insülin direncinin tedavi edilmesi beklenmemelidir.

4. Yüksek Tansiyon Tedavisi

Düzenli egzersiz ve tuz kısıtlaması tansiyon kontrolüne yardımcı olsa da, genellikle ilaç tedavisine ihtiyaç duyulur. Yüksek tansiyon için kullanılan ilaç grupları şu şekilde özetlenebilir:

  • ACE enzim inhibitörleri: captopril, enalapril, lisinopril, ramipril, perindopril…
  • Anjiotensin II reseptör blokerleri: losartan, valsartan, ırbesartan, telmisartan…
  • Kalsiyum kanal blokerleri: verapamil, diltiazem…
  • Alfa blokerler: terazosin, doxazosin, alfuzosin, tamsulosin, silodosin.
  • Diüretik ilaçlar (idrar söktürücü): furosemid, indapamid, klortalidon…

Aspirin Tedavisi

Metabolik sendromda hastanın kanında pıhtılaşmaya eğilim vardır. Ayrıca tüm atar damarlarda iltihaplı reaksiyonla seyreden damar tıkanıklığı (ateroskleroz) süreci başlamıştır. Metabolik sendromlu hastalarda hareketsiz yaşam tarzı da pıhtılaşma riskini anlamlı düzeyde artırır.

Bu nedenlerle, metabolik sendromlu hastalarda aspirin kullanımı önerilmektedir. Aspirin pıhtılaşmada görevli bazı enzimleri engelleyerek pıhtı oluşum riskini azaltır. Aspirin tedavisinin size uygun olarak düzenlenmesi için lütfen hekiminize başvurunuz.

Kaynakça

1. http://www.turkendokrin.org/en/files/pdf/metabolik_sendrom.pdf

2. https://tobbetuhastanesi.com.tr/bulletin/578-diyabetes-mellitus-seker-hastaligi

3. http://www.journalagent.com/okmeydanitip/pdfs/OTD_30_SUP_1_60_65.pdf

4. http://ichastaliklaridergisi.org/managete/fu_folder/2005-03/html/2005- 12-3- 138-148.htm

5. http://www.metsend.org/pdf/Metsar-metsend.pdf

6. Expert Panel on Detection, Evaluation, and Treatment of High Blood Cholesterol in Adults. Executive summary of the third report of the National Cholesterol Education Program (NCEP) Expert Panel on Detection, Evaluation, and Treatment of High Blood Cholesterol in Adults (Adult Treatment Panel III). JAMA 2001;285:2486–2497.

7. Ford ES, Giles WH, Dietz WH. Prevalence of the metabolic syndrome among US adults: findings from the Third National Health and Nutrition Examination Survey. JAMA 2002;287:356–359.

8. American Diabetes Association. Diagnosis and Classification of Diabetes Mellitus. Diabetes Care 2004;27:S5- S10.

9. Onat A, Ceyhan K, Basar O, Erer B, Toprak S, Sansoy V. Metabolic syndrome: major impact on coronary risk in a population with low cholesterol levels– a prospective and cross-sectional evaluation. Atherosclerosis. 2002;165:285-92.

10. Pyorala M, Miettinen H, Halonen P, Laakso M, Pyorala K. Insulin resistance syndrome predicts the risk of coronary heart disease and stroke in healthy middle-aged men: the 22-year follow-up results of the Helsinki Policemen Study. Arterioscler Thromb Vasc Biol 2000;20:538–544.

11. Satman I, Yilmaz T, Sengul A, Salman S, Salman F, Uygur S, Bastar I, Tutuncu Y, Sargin M, Dinccag N, Karsidag K, Kalaca S, Ozcan C, King H. Population-based study of diabetes and risk characteristics in Turkey: results of the turkish diabetes epidemiology study (TURDEP). Diabetes Care. 2002;25:1551-6.

12. Bersot TP, Vega GL, Grundy SM, Palaoglu KE, Atagunduz P, Ozbayrakci S, Gokdemir O, Mahley RW. Elevated hepatic lipase activity and low levels of high density lipoprotein in a normotriglyceridemic, nonobese Turkish population. J Lipid Res. 1999;40:432-8.

13. Kozan O, Oguz A, Abaci A, et al. Prevalence of the metabolic syndrome among Turkish adults. Eur J Clin Nutr. 2007; 61(4): 548-53.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

Top