Kronik Tansiyon Gebeliğe Bağlı Tansiyon

 

Hamilelikte yüksek tansiyon anne ve bebeğin sağlığını tehdit altında bırakabilir. Ayrıca altta yatan başka problemlerin varlığına da işaret ediyor olabilir.

Yüksek tansiyon saptanan gebelerde öncelikle bu durumun gebeliğe bağlı mı oluştuğu, yoksa gebelikten önce de var olup olmadığı ayırt edilmelidir. Bu ayrıma göre:

  • Anne ve bebek için ortaya çıkan riskler daha net ortaya konur.
  • Sürecin izlem, yönetim ve tedavisi belirlenir.

Hamilelikte yüksek tansiyon iki ana gruba ayrılır:

  • Kronik Tansiyon Yüksekliği (Kronik Hipertansiyon)
  • Gebeliğin Yol Açtığı Tansiyon Yüksekliği

Kronik Tansiyon Yüksekliği Olan Gebeler

Bu gebelerde gebelikten önce de bilinen tansiyon yüksekliği vardır. Ya da gebeliğin 20. haftasından önce saptanmıştır. Bu gruptaki kadınlarda tansiyon yüksekliği, doğum sonrası 12. haftadan sonra da devam eder.

  • Küçük tansiyon 90-100 mm/Hg arasındayken anne ve bebekte risk artışı beklenmez.
  • Ancak küçük tansiyon 110 mm/Hg’nin üzerinde ise veya büyük tansiyon 160 mm/Hg ve üzerinde ise anne ve bebek sağlığı risk altındadır.

Bu risklerden bazıları, hayatı tehdit eden aşağıdaki gibi problemlerdir:

  • Plasenta ayrışması (dekolman)
  • DIC (Dissemine İntravasküler Koagülasyon – Yaygın Damar İçi Pıhtılaşma)

Kronik tansiyon yüksekliği gebelikte yakın izlem gerektirir.

Gebeliğin Yol Açtığı Tansiyon Yüksekliği

Bu durum da kendi arasında farklı gruplara ayrılır:

  • Gebelik Hipertansiyonu
  • Preeklampsi (Gebelik Zehirlenmesi)
    • Hafif Preeklampsi
    • Ağır Preeklampsi
  • Eklampsi

Bu gruplara detaylı şekilde bakalım:

1. Gebelik Hipertansiyonu

İlk olarak gebeliğin 20. haftasından sonra ortaya çıkar. Kan basıncı değerleri 140/90 mm/Hg’nin üzerine çıkar. Değerler doğum sonrası 12. haftaya kadar normale döner.

İdrarda protein kaçağı (proteinüri) olur ancak kaçan protein miktarı günde 300 mg dan azdır. Bu miktarda protein kaçağı, normal gebeliklerde de olur.

Gebelik devam ederken gebelik hipertansiyonu preeklampsiye (gebelik zehirlenmesi) ilerleyebilir. Bu risk özellikle 30. haftadan önce ortaya çıkan gebelik hipertansiyonunda daha fazladır1.

Ancak preeklampsi tanı kriteri olan ‘günde 300 mg dan fazla’ protein kaybı, preeklampsi gelişse bile geç ortaya çıkabilir.

Bu yüzden gebelik hipertansiyonu olan gebelerin preeklampsiye ilerleme durumunun kontrolü için sıkı gebelik takiplerini ihmal etmemeleri gerekir.

Gebelik hipertansiyonunda ayrıca preeklampsideki gibi bazı şikayetler olabilir:

  • Ödem
  • Görme problemleri
  • Karın ağrısı

2. Hafif Preeklampsi

140 (büyük tansiyon)/90 (küçük tansiyon) mm/Hg’ den daha yüksek tansiyon değeriyle birlikte, idrarda günde 300 mg’den fazla protein kaybedilir.

3. Ağır Preeklampsi

Tansiyon değeri 160 (büyük tansiyon) /100 (küçük tansiyon) mm/Hg’den daha yüksektir. Ama ağır preeklampsinin farklı pek çok bileşeni vardır:

  • İdrarda günlük 2 gramdan fazla protein kaybı
  • Akciğer ödemine bağlı nefes darlığı ve siyanoz
  • Sağ üst karın ağrısı
  • İdrar miktarının günlük 400 ml’nin altına düşmesi (oligüri)

Ağır preeklampside plasenta yetmezliği ortaya çıkar, sonuçta bebekte gelişme geriliği oluşabilir.

Ayrıca ağır peeklampsilerde erken doğum ve buna bağlı bebekte başta solunum sıkıntısı olmak üzere problemler ortaya çıkabilir.

Ağır preeklampsilerde plasenta ayrışması da (dekolman) görülebilir.

(Bkz: Preeklampsi Belirtileri)

(Bkz: Preeklampsi Risk Faktörleri ve Tedavisi)

4. Gebeliğin Ağırlaştırdığı Kronik Tansiyon Yüksekliği (Superimpose Preeklampsi/Eklampsi)

Bu durumda gebelikten önce ya da gebeliğin 20. haftasından önce saptanmış yüksek tansiyonu olan bir gebede aşağıdakilerden en az birisi oluşur:

  • Yeni başlayan günde 300 mg’ dan fazla idrarda protein kaybı
  • Önceden olan idrarda protein kaybında ani artış
  • Ani tansiyon yükselişi
  • Karaciğer enzimlerinde yükselme
  • Trombositlerde ani düşme (trombositopeni)

Bu durumda preeeklampsi;

  • daha erken ortaya çıkar,
  • daha ağır seyreder,
  • bebekte gelişim geriliği gibi istenmeyen sonuçlar daha sıktır.

5. Eklampsi

Preeklampsiye sara benzeri nöbetlerin eklendiği durumdur. Gebelikte yüksek tansiyon ile seyreden durumların en ağır formudur. Doğum sonrasındaki 1 aylık süreçte de eklampsi oluşabilir. Eklampside annede aşağıdaki gibi farklı pek çok istenmeyen durum ortaya çıkabilir:

  • Plasenta ayrılması (dekolman)
  • DIC (dissemine intravasküler koagülasyon- yaygın damar içi pıhtılaşma)
  • Karaciğer yırtılması (rüptür)
  • Beyin kanaması (intrakranial hemoraji)
  • Erken doğum
Eklampside mutlaka hastane yatışı ve sıkı hekim kontrolü gerekir, sıklıkla da yoğun bakım ihtiyacı oluşur.
Kaynakça

1. Barton JR, O’Brien JM, Bergauer NK, Jacques DL, Sibai BM. Mildgestationalhypertensionremotefromterm: progressionandoutcome. Am J ObstetGynecol 2001; 184: 979–983.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

Top